TTK 757, 778/1: Bononun İadesi İsteminde Hakimin Hukuki Niteleme Yetkisi, Zayi Nedeniyle İptal ile Senet İadesi Davasının Ayırımı
Dava dilekçesinde zayi ibaresi geçse dahi, davacının lehdarı olduğu bonoların davalıda olduğunu ileri sürerek iadesini talep ettiği ve davalının da senetleri teslim aldığını ikrar ettiği durumlarda dava, hasımsız zayi nedeniyle iptal davası olarak değil, senetlerin zilyetliğinin iadesi davası olarak nitelendirilmelidir.
Davacı, kendisine teslim edilmek üzere davalıya verilen iki adet bononun davalı tarafından iade edilmediğini ileri sürerek senetlerin teslimini veya iadesini talep etmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri, davada 'zayi' kelimesinin kullanılmış olmasından hareketle uyuşmazlığı çekişmesiz yargı niteliğindeki zayi nedeniyle senet iptali davası olarak niteleyerek senetlerin iptaline ve davanın hasımlı açılamayacağı gerekçesiyle davalı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Yargıtay ise hakimin hukuki nitelemeyi resen yapması gerektiği ilkesinden hareketle, davanın aslında bir 'senet iadesi ve zilyetliğin devri' davası olduğunu tespit etmiş, hatalı niteleme gerekçesiyle BAM kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/4778 E. , 2025/4318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/671 Esas, 2024/422 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/931 E., 2020/841 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. . ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete ait okul binasının davalı ...'ya ait okula kiraya verildiğini, kira sözleşmesi ile birlikte düzenleyeni ..., avalisti .. .., lehdarı ... olan 26.11.2016 tanzim tarihli 210.000,00 TL bedelli ve 396.000,00 TL bedelli bonoların müvekkiline verilmek üzere davalıya teslim edildiğini; ancak davalının senetleri müvekkiline vermediğini, senetlerin davalıdan alınıp müvekkiline verilmesi için dava açılması zorunluluğu doğduğunu, senetler vade tarihi taşımasa da kambiyo senedi vasfında olduğunu ileri sürerek zayi olan senetlerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu senetlerde alacaklı, borçlu, ciranta konumunda olmadığını, davanın pasif husmetten reddi gerektiğini, senetlerin 17.12.2016 tarihinde bizzat davacıya teslim edildiğini, tanıklarının dinlenilmesi halinde durumun anlaşılacağını, 20.04.2017 tarihli cevabi ihtarname ile senetleri davacıya teslim ettiğini bildirdiğini, dava dilekçesinde belirtilen kiralama işinde emlak komisyonculuğu yaptığını, bu işten doğan 50.000,00 TL komisyonu ödememek için bu davayı açtığını, dava dilekçesinde zayi olduğunu söylediği senetleri talep etmesinin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın "zayi nedeniyle senet iptali" istemi olarak görülmesi gerektiğine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 18.10.2019 tarihli 2018/1537 E., 2019/1126 K. sayılı ilamı uyarınca dava konusu senetlerle ilgili olarak Ticaret Sicil Gazetesi'nde 3 kez ilan yapıldığı ancak bonoların mahkemeye ibraz edilmediği, deliller kısmında açıklanan ve davalının ıslak imzasını taşıyan belgeden dava konusu 2 bononun davalıya tesliminden sonra ziyaa uğradığı kanaatine varıldığı, yapılan ilanlara rağmen bonoların mahkemeye sunulmadığı gerekçesiyle ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26.11.2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 210.000,00 TL ve 396.000,00 TL tutarlı iki adet bononun iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi içeriği ve 14.11.2017 tarihli beyan dilekçesinden, davacı tarafça dava konusu bonoların düzenleyen tarafından kendisine teslim edilmek üzere arkadaşı olan davalıya verildiği fakat davalı tarafından teslim edilmeyen bonoların akıbeti bilinmediğinden dava dilekçesinde "zayi" ibaresinin kullanıldığının beyan edildiği, davalının bonoları davacıya teslim ettiğini ve bonoların kendisinde bulunmadığını savunduğu, bu duruma göre dava konusu senetlerin davalıda bulunduğu belli olmadığı gibi davalının senetlerin meşru hamili olduğunuda savunmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesince, davanın "zayi nedeniyle senetlerin iptali" davası olarak nitelendirilmesi ve senetlerin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 778/1-ı hükmü delaletiyle aynı Kanun'un 757 ve devamı maddelerinde düzenlenen "zayi nedeniyle senet iptali" davası, çekişmesiz yargı işlerinden olup hasımsız açılan davalardan olduğu, bu itibarla davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26.11.2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 210.000,00 TL ve 396.000,00 TL tutarlı iki adet bononun zayi nedeniyle iptaline, davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, senet iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31. maddesi gereğince ‘’Hakimin davayı aydınlatma ödevi’’ ve aynı Kanun'un 33. maddesi gereğince ‘’Hakim, Türk Hukukunu resen uygular’’ ilkesi gereğince bir uyuşmazlıkta olayları açıklamak taraflara, olaya uygulanacak hukuk kurallarını bulup uygulamak ve hukuki nitelemeyi yapmak hakime aittir. Dava dilekçesinde "zayi" ibaresi kullanılmışsa da davacı vekili, davacının lehdarı olduğu bonoların davalıda olduğunu ileri sürerek iadesini talep etmiştir. Dava konusu senetlerin üzerinde de "...Aslı ...'a teslim edilmek üzere teslim alınmıştır. Senet tarihleri bilahare atılacaktır. 26.11.2016 ......" ibaresi ile senetlerin davalıya teslim edildiği yazılıdır. Davalı taraf ise senetleri aldığını ancak 17.12.2016 tarihinde davacıya teslim ettiğini savunmuştur. Bu durumda davacının işbu davada, senetlerin zayi nedeniyle iptalini talep ettiği sonucuna ulaşılmamaktadır. Zayi nedeniyle senet iptali davasının, 6102 sayılı TTK'nın 778/1-ı hükmü delaletiyle aynı Kanun'un 757 ve devamı maddelerinde belirtilen şartlarda açılması söz konusudur. Hal böyle olunca somut davanın, senetlerin zilyetliğinin davacıya devri olarak nitelendirilip buna göre tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamAdana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi2021/671 E.2024/422 K.Davacı istinaf başvurusunun esastan reddi, davalı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, senetlerin zayi nedeniyle iptali ve davalı yönünden davanın pasif husmet yokluğundan reddi
- ilk dereceAdana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/931 E.2020/841 K.Davanın zayi nedeniyle senet iptali davası olarak kabulü ile iki adet bononun iptali
- m. 778/ (1)· İlk Derece ve BAM: Kıymetli evrakta zayi ve iptal hükümlerinin bonolara da uygulanacağına dair yollama hükmü olarak ele alınmıştır.
- m. 757· İlk Derece ve BAM: Senedin irade dışı elden çıkması durumunda açılacak zayi nedeniyle iptal davasının ve bu davanın hasımsız/çekişmesiz yargı işi niteliğinin hukuki temeli olarak tartışılmıştır. Yargıtay ise bu maddelerin somut uyuşmazlığa uygulanmasının hatalı niteleme teşkil ettiğini belirtmiştir.
- bono
- senet iadesi
- zayi nedeniyle iptal
- hukuki niteleme
- hakimin davayı aydınlatma ödevi
- pasif husumet
- zilyetliğin devri
- çekişmesiz yargı