Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 776, 700: Düzenleme Yeri Bulunmayan Senedin Adi Senet Hükmünde Olması ve Aval Sorumluluğunun Oluşmaması
Esas2024/6901E.Karar2025/4703K.
BozmaOy birliği
Karar Özü
Zorunlu unsur olan düzenleme yeri eksikliği nedeniyle bono vasfını yitirerek adi senet niteliği kazanan belgelerde aval sorumluluğundan söz edilemez.
Özet
Davacı, düzenleme yeri bulunmayan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle menfi tespit davası açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, avalistin şekil noksanlığı dışındaki sebeplerden sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı reddetmişse de Yargıtay, düzenleme yeri eksik olan senedin adi senet hükmünde olduğunu ve adi senetlerde aval ilişkisi kurulamayacağını belirterek kararı bozmuştur.
Karar Metni6.809 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/6901 E. , 2025/4703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1238 Esas, 2024/1351 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/123 E., 2022/327 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili hakkında dava konusu bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak davacı şirketin avalist, davalının lehtar olduğu bononun üzerinde dava dışı ...'ın arsasına yapılacak olan binada yer alan dükkandan birinin satışının bedelinin satış anında ödenmesi ve dükkanın davalıya tescili karşılığında iade edilmek üzere teminat senedi olarak imzalandığının yazılı olduğunu, davaya konu senedin davacı şirket tarafından bedel kısmı, güvence senedi olduğuna ilişkin ibare ve teminatın neye ilişkin olduğu yazılmak suretiyle davalıya teslim edildiğini, teslim edildiğinde düzenleme tarihinin, vade tarihinin, ödeme yerinin ve nakden ibaresinin yer almadığını, söz konusu senedin boş kısımlarının takibe konu edilmesi için daha sonradan davalı tarafından kötü niyetli olarak doldurulduğunu, takibe konu belgenin bono vasfı taşımadığından sebepten mücerret olmadığını ileri sürerek takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen senedin teminat senedi niteliğine haiz olmadığını, takibe konu senette açık bir sözleşmeye bağlanmış bir teminat ya da şartın yer almadığını, davacı borçlunun, senedin düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak verildiğini iddia etmekte ise de, senet metninde bahsi geçen sözleşmeye atıfta bulunulacak bir ibarenin olmadığını, ...'ın davacıya herhangi bir arsa satmadığını, sözleşmede teminat senedi verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava konusu bonoda "güvence senedi" ifadesinin yer alması ya da hangi sözleşmeye yönelik olduğu anlaşılamayan ifadelerin bulunmasının tek başına bonoyu teminat senedi haline getirmeyeceğini ve bononun kambiyo senedi vasfını yitirmeyeceğini, senedin sonradan doldurulduğuna dair iddiaların asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin bir an için dava konusu senedin teminat senedi olduğuna hükmetmesi halinde, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu icra takibinin dayanağı senedin teminat senedi olduğu, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahibinden alınan arsanın C bloğunun altındaki 2 dükkandan birinin satışı verildiğinde iade edileceğinin belirtildiği, davalının Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2022 tarih, 2020/194 E. sayılı dosyasında keşifte beyanında, bu inşaatın altındaki dükkanların verilmesi ile ilgili olduğunun da belirtildiği, davalı taraf nakden düzenlendiğini iddia etmiş ise de dosya kapsamı itibariyle senedin verildiği anda nakden ibaresinin olmadığı, bu ibare olsa dahi senedin güvence senedi olarak yazılıp sebebinin de belirtilmiş olması karşılığında güvence senedi olduğu, aksi iddiada ve teminat vasfının sona erip senet bedelinin istenir hale geldiği husunda kanıt yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafça bu hususun kanıtlanamadığı, yemin delilini kullanmayacaklarını da bildirdikleri, davalı tarafça kötüniyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının menfi tespit davasının kabulü ile, takip ve takibin dayanağı senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibe konu edilen bononun keşidecisinin ..., kefilin davacı, lehtarın davalı olduğu, davacı şirketin avalist olarak adı ve imzasının yer aldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 702. maddesinin ikinci fıkrasında, “Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir” denilmiş olup, anılan madde hükmü uyarınca aval veren davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarla açtığı davanın reddinin gerektiği, davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık konusu 29.06.2020 vade tarihli, 500.000,00 TL meblağlı ve üzerinde “nakden” kaydı bulunan senette, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği zorunlu unsur olan düzenleme yeri bulunmamakta olup, senet bono vasfı taşımamaktadır; adi senet hükmündedir. Mahkemece kabul olunduğu üzere, dava konusu senette davacı avalist sıfatıyla yer almakla birlikte senette borçlunun isminin altında herhangi bir adres bulunmadığı gibi, düzenleme yeri de bulunmamaktadır. Dava konusu senedin kambiyo senedi olarak nitelendirilemeyeceği adi senet olduğu açıktır. Aval, sadece kambiyo senetlerinde söz konusudur. Dava konusu bononun adi senet olması sebebiyle davacının TTK'nın 700 ve devamı maddeleri gereğince avalist olarak kabulü mümkün değildir, davacının avalist olarak sorumluluğundan söz edilemez. Açıklanan nedenlerle davacı yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile ret kararı verilmesi isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- ilk dereceAnkara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/123 E.2022/327 K.Davacının menfi tespit davasının kabulü ile, takip ve takibin dayanağı senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi2022/1238 E.2024/1351 K.Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
TTK Atıfları (3)
- m. 702/ (2)· BAM: Aval verenin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
- m. 776/ (1)· Yargıtay: Senette zorunlu unsur olan düzenleme yerinin bulunmaması sebebiyle senedin bono vasfı taşımadığı ve adi senet hükmünde olduğunu tespit etmiştir.
- m. 700· Yargıtay: Senedin adi senet olması sebebiyle davacının TTK'nın aval hükümleri uyarınca sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü
Etiketler
- menfi tespit davası
- aval
- bono unsurları
- düzenleme yeri
- adi senet
- kambiyo senedi
Bağlı TTK Maddeleri