TTK 776, 777: Bonoda İmza Yerine Parmak İzi Kullanılmasının Kambiyo Vasıf ve Geçerliliğine Etkisi
Bonoda düzenleyenin imzasının bulunması bir sıhhat şartı olup, imza yerine sadece parmak izi içeren senet kambiyo senedi vasfını haiz olmadığından bu senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapılamaz.
Davacı, parmak izi alınmak suretiyle hileli olarak düzenlenen bono nedeniyle hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinden ötürü borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, davacının icra dairesinde borcu kabul ettiği ve muvazaa iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise TTK 776 ve 777 uyarınca bonoda düzenleyenin imzasının bulunmasının bir geçerlilik şartı olduğunu, parmak izinin imza yerine geçmeyeceğini, bu nedenle senedin kambiyo vasfında olmadığını belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/5485 E. , 2025/3570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1921 Esas, 2024/909 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/212 E., 2021/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ablasının oğlu olan ...‘un, okuma yazma bilmeyen ve 70 yaşında olan davacı hakkında Antalya 14 İcra Müdürlüğü'nün 2013/11986 E. sayılı dosyası üzerinden girişilen takip üzerine haczedilen bir kısım taşınmazı üzerindeki haczin iki yıllık satış isteme süresinin geçirilmesi sebebiyle düşmesi üzerine taşınmazları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması bahanesi ile kendi düzenlediği evraklar için davacıdan parmak izi aldığını, ...’un davacının bu şekilde parmak izini aldığı 425.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak da hakkında ...’un kayın biraderi davalı alacaklı tarafından Antalya 10.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1195 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, aynı takip sebebiyle düzenlenen ödeme emrine ilişkin davetiyeye de parmak izini alarak hakkındaki takibi kesinleştirdiğini, taraflar arasında bu bononun düzenlenmesine gerekçe olacak bir ticari ilişki olmadığı gibi davacının işçi olması sebebiyle bu miktarda bir borcun borçlusu olmasının da mümükün olmadığını, davalı vekili olan Av. ...’i aynı zamanda davalının borçlusu olduğu İstanbul 23. İcra Müdürlüğü’nün 2014/29452 E. sayılı dosyasının alacaklı vekili olmasının ve bu dosyadan davalının alacaklısı olduğu işbu dosya üzerine haciz konulmuş olmasının davalının içinde bulunduğu durumu gösterdiğini ileri sürerek keşidecisinin davacı lehtarının ... olduğu 06.01.2014 tanzim 23.01.2014 vade tarihli ve 425.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1195 E. sayılı dosyası üzerinden girişilen takip sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu takibin ödeme emrine ilişkin davetiyenin 03.02.2014 tarihinde icra memuru huzurunda tebliğ edildiğini ve davalının icra memuru huzurunda borcunu kabul ve hacizlere de muavafakat ettiğini, bundan sonra da kendisine gönderilen kıymet takdir raporu, satış ilanı ve sair belgelerin usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen borca ve takibe yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, dava konusu icra takibinin davalının kendilerinden önce vekilliğini üstlenen Av. ... tarafından başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri Müdahil vekili, takibi semeresiz bırakmak amacıyla dava konusu takibin başlatıldığını, davacı hakkındaki takibe dayanak bonoda davacı parmak izinin olması sebebiyle ortada geçerli bir senetten söz edilemeyeceğini belirterek, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hakkındaki takibe dayanak senette sadece parmak izi olup imzası olmamakla birlikte davacının icra dairesine giderek borcu kabul ettiği, duruşmada verdiği ifadesinde takibinin dayanağı belge altındaki parmak izinin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, davalı alacaklının, davacının borcu kabul eden beyanıyla alacağının varlığını ispatladığı, davacının ise bu belgenin hile ile alındığını ispatlayamadığı, aksine davacı asil ve tanıklarının, dava konusu alacağın dayanağı belgenin, davacının borçlularından mal kaçırmak amaçlı düzenlendiğini, gerçekte davalıya borcunun bulunmadığını beyan etmişlerse de 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taraf muvazaasının ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği, davacının bu yönde bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı alacaklı tarafından hakkında Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1195 E. sayılı dosyasından girişilen takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2014/1195 E. sayılı dosyasında, 425.000,00 TL miktarlı 06.01.2014 tanzim tarihli, 20.01.2014 vade tarihli bono ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip başlatılmıştır. Davacı kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Bu durumda öncelikle kambiyo senetlerine özgü geçerli bir takip olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 776. maddesinde bononun şekil unsurları düzenlenmiş olup aynı Kanun'un 777. maddesi, 776. maddede yazılı unsurlardan birini içermeyen senet ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında poliçe sayılmaz hükmünü haizdir. Bu husus ispat şartı olmayıp sıhhat şartıdır. Keza TTK’nın 776/g maddesinde düzenleyenin imzası bulunması zorunlu unsurdur. Davacının kambiyo senetlerine özgü takibinin dayanağı senet borçlunun imzasını taşımadığından borçlunun sadece parmak izinin bulunması sebebi ile dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, geçersiz olduğu görülmektedir. Davacının, borcu kabule ilişkin ve diğer ileri sürdüğü menfi tespite ilişkin iddiaları bononun geçersizliği karşısında adi senet ve asıl borç ilişkisine ait olup, asıl borç ilişkisine dayalı olarak takip yapılması veya alacağın talep edilmesi halinde ileri sürülebilecek hususlardır. Bu nedenle kambiyo senedine mahsus icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali davasının kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir. 2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21. 05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2021/1921 E.2024/909 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceAntalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi2018/212 E.2021/43 K.Davanın reddi
- m. 776· Yargıtay: Bononun şekil ve zorunlu sıhhat unsurlarının düzenlendiği, imza unsurunun tespiti amacıyla incelenmiştir.
- m. 776/ (1-g)· Yargıtay: Düzenleyenin imzasının bulunmasının senet için ispat şartı değil bir sıhhat/geçerlilik şartı olduğu ve parmak izinin imza yerine geçmeyeceği tespiti.
- m. 777· Yargıtay: Zorunlu şekil unsurlarını içermeyen senedin kanunda sayılan istisnalar dışında bono vasfını kazanamayacağı gerekçesi.
- menfi tespit davası
- bononun unsurları
- imza eksikliği
- parmak izi
- kambiyo senedi vasfı
- icra takibi
- sıhhat şartı