TTK 776: Bonoda İmza Unsuru, Menfi Tespit Davası ve Savcılık Dilekçelerindeki Beyanların Mahkeme İçi İkrar Sayılması
Borçlu vekilinin menfi tespit davası dilekçesinde ve cumhuriyet başsavcılığı şikayet dilekçesinde senedin müvekkili tarafından imzalanarak verildiğine dair beyanları, HMK m. 188 kapsamında mahkeme içi ikrar mahiyetinde olup imza hususunu çekişmeli olmaktan çıkarır.
Borçlu, aleyhine başlatılan bonoya dayalı kambiyo takibinde imza itirazında bulunmuş, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Yargıtay, borçlu vekilinin başka bir asliye hukuk mahkemesinde açtığı menfi tespit davası dilekçesi ile savcılık şikayetindeki beyanlarında senedin müvekkili tarafından imzalandığını açıkça ifade ettiğini, bu durumun mahkeme içi ikrar teşkil ederek imza itirazını hükümsüz kıldığını belirterek kararı bozmuştur.
12. Hukuk Dairesi 2025/2340 E. , 2025/4097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibine karşı borçlu icra mahkemesine başvurusunda imza itirazında bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi’nce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kabulü ile takibin murteriz borçlu yönünden durdurulmasına karar verilmiş, Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, alacaklının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, Karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. ( Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 188.maddesinde; ”tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nun 776/1-g maddesine göre, bononun düzenleyenin imzasını içermesi gerekir. İspat hukuku bakımından önemli olan husus, senetteki imzanın düzenleyenin elinden çıkmış olmasıdır. Somut olayda, alacaklı tarafından sunulan istinaf ve temyiz dilekçelerinde, borçlunun takibe dayanak senetteki imzasını menfi tespit davası ve cumhuriyet başsavcılığına verdiği dilekçelerde kabul ettiği iddia edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; borçlu vekili Av.... tarafından Avanos İcra Müdürlüğü'nün 2021/366 E sayılı takip dosyasındaki 15.02.2020 tanzim tarihli ve 71500 dolar bedelli senede ilişkin açtığı Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/611 E sayılı menfi tespit davasına ilişkin 14.12.2021 havale tarihli dava dilekçesi ve Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/2198 soruşturma numaralı dosyasına sunduğu 30.11.2021 tarihli şikayet dilekçelerinde takibe konu senede ilişkin olarak “aslen 1500 TL olan alacaklı hanesi boş bırakılmış bedel ve borçlu hanesi doldurularak imzalanmış senet müvekkilin beyanı nazarı ile küçük elektrikli motor işleri ile uğraşan ... (3.kişi) isimli şahsa verilmiştir. ... şüphelinin (alacaklının) yakın arkadaşıdır....senet ... tarafından ...’a(alacaklı) verilmiştir. Adı geçen şüphelide senet üzerinde yukarıda arz ettiğimiz tahrifatları yapmak sureti ile bu senedi 71.500 dolar şekline dönüştürmüştür.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Borçlu vekilinin menfi tespit dava dilekçesinde ve Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesinde geçen yukarıda açıklanan beyanı, takibe dayanak senedin borçlu tarafından imzalandığına yönelik mahkeme içi ikrar mahiyetindedir. Bu durumda imzanın borçluya ait olduğu hususu çekişmeli olmaktan çıkmıştır. Dilekçelerde takip dosya numarası belirtilmiş olup, takip dayanağının tek bir senet olması karşısında aynı takip dosyasındaki senede ilişkin borçlu vekili beyanının ikrar mahiyetinde olduğunun kabulü için senedin tanzim ve vade tarihine ayrıca atıf yapılmasına gerek yoktur. Bu durumda, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2025 tarih, 2025/89 E. - 2025/126 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Avanos. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.11.2024 tarih ve 2022/25 E.-2024/42 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
- bamKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi2025/89 E.2025/126 K.23.01.2025Alacaklının istinaf talebinin esastan reddi
- ilk dereceAvanos İcra Hukuk Mahkemesi2022/25 E.2024/42 K.18.11.2024İmza itirazının kabulü ile takibin muteriz borçlu yönünden durdurulması
- bono
- imza itirazı
- mahkeme içi ikrar
- menfi tespit davası
- kambiyo takibi
- ispat yükü