TTK 776: Döviz Cinsinden Bonoların Geçerliliği, Türk Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı ve Uyarlama Şartları
Ecrimisil ve ortaklığın giderilmesi davalarına ilişkin protokol kapsamında düzenlenen döviz cinsinden bonolar Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatındaki döviz yasaklarına tabi olmadığı gibi, tanzim tarihi itibarıyla döviz kurundaki dalgalanmalar öngörülebilir nitelikte olduğundan borcun uyarlanması talep edilemez.
Davacılar, aralarındaki ecrimisil feragati ve gayrimenkul satış protokolü gereğince davalıya verdikleri sıralı döviz bonolarının Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'a aykırı olduğunu, teminat niteliği taşıdığını ve kur artışları sebebiyle borcun çekilmez hale geldiğini ileri sürerek menfi tespit ve uyarlama davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tebliğde sınırlı olarak sayılan dövizle sözleşme yasağı kapsamında kalmadığını, teminat iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığını ve döviz artışının öngörülebilir olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetmesi üzerine Yargıtay, hükmü hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/3969 E. , 2026/848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2168 Esas, 2025/800 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:...10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/856 E., 2023/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı ... vekili ile davacı ... ... tarafından imzalanan dava dilekçesinde; davalının, davacı ... aleyhine açtığı ecrimisil davasının kabulü üzerine davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak ecrimisil davasına ilişkin kararın istinaf mahkemesince kaldırıldığını, bunun üzerine davalının, bahsedilen davaya konu alacak ve taraflar arasındaki başkaca uyuşmazlıklarla ilgili olarak anlaşma teklif ettiğini, davacı ... ile davalı arasında 20.09.2019 tarihli Protokol düzenlendiğini, konusunun bahsedilen davadaki ecrimisil bedeli ile ortaklığın giderilmesi davasına konu gayrimenkulün satışı olduğunu, Protokol gereği davacıların davalıya 8.823,00'er USD bedelli toplam 34 adet evrak verdiğini, ancak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair 2018/32 sayılı Tebliğ uyarınca 20.09.2019 tarihli Protokol ve protokol gereği davalıya teslim edilen evrak kambiyo vasfını haiz olmadığından davalının müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatmasının ve bu kapsamda ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mezkûr Tebliğ uyarınca sözleşme bedelinin döviz olarak belirlenemeyeceğini, 2018/32 sayılı Tebliğ'in Geçici 8. maddesi uyarınca bedelin TL olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini, bunun tespitinin de yargılamayı gerektirdiğini, dava öncesi davalıya keşide edilen ihtarnameden sonuç alınmadığını, davacıların borcunun takip konusu senetler kadar olmadığını, bahsekonu evrakın kambiyo senedi olduğu kabulünde de, teminat senedi olduğunu, kayıtsız şartsı borç ikrarı içermediğini, 20.09.2019 tarihli Protokol'ün teminatı olarak verildiğini, Protokolün konusunun ecrimisil bedeline ilişkin dava ile ortaklığın giderilmesi davasına konu gayrimenkul satışı olduğunu, Covid pandemisi nedeniyle müvekkilinin çalışmadığını, kira geliri elde edemediğini, lüks gayrimenkulunü ederinin altında satmak zorunda kaldığını, döviz kuru aşırı yükseldiğinden borçlarını kapatamadığını, 20.09.2019 tarihli Protokol'ün uygulanmasının davacılar bakımından çekilmez bir hal aldığını ileri sürerek davacılar hakkında...20. İcra Müdürlüğünün 2020/17309 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin iptaline, mezkûr Tebliğ uyarınca davacıların davalıya takipte talep olunan miktarda borçlu olmadıklarının tespitine, bu talebin kabul edilmemesi halinde takibe konu alacağın uyarlanmasına, fazla ödenen miktarın davalıdan istirdatına ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Tebliğ ile ilgili hukuki nitelendirmelerinin yanlış olduğunu, bonoların USD cinsinden tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, Tebliğ gereği yabancı para ile kararlaştırılamayacak hususların tahdidi olduğunu, taraflar arasında Tebliğ'de sayılı sözleşme türlerinden birinin imzalanmadığını, icra takibine konu bonolar hakkında takipten önce ihtiyati haciz kararı alındığını, davacıların ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine dair kararın istinafı üzerine...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince söz konusu bonoların Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ'e aykırı olmadığı tespitinde bulunduğunu, davacıların söz konusu Tebliğ'e göre bono bedelinin belirli olmadığı ve bu sebeple icra takibine konu bonoların kambiyo vasfına haiz olmadığı yönündeki iddialarının hukuka aykırı olduğunu, bonoların teminat olarak verildiği yönündeki iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davacılar tarafından bu yönde bir delil de sunulamadığını, davacıların aynı gerekçeler ile icra takibinin iptali talebinin...12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/373 E., 2020/709 K. sayılı kararı ile reddedildiğini, davacıların mevcut borcu yapılandırmak amacıyla sıralı senetler vermesinin, davalının iyi niyetle alacağını takside bağlaması sonrasında davacı borçluların borcunu ödemeyerek menfi tespit ve uyarlama davaları ikame etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların uyarlama talebinin de hukuki temelden yoksun olduğunu, mal varlıkları ve gelirleri nazara alındığında uyarlama talebinin reddi gerektiğini, bonoların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 776. maddesinde belirtildiği üzere alt ilişkiden bağımsız kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senet olup, herhangi bir sözleşme ile aynı hukuki statüde değerlendirilemeyeceğini, taraflar arasındaki Muacceliyet Sözleşmesi gereği muacceliyet şartının gerçekleştiğini, istirdat davasının şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davaya konu icra takibinin iptali için davacıların...12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/373 E. sayılı dosyasında açtıkları davada, senetlerin teminat değil ödeme aracı olarak verildiği, muacceliyet sözleşmesi gereği davalı alacaklının muaccel hale gelen senetlere dayanarak takip başlatmasının yasal düzenlemeye uygun olduğu, somut uyuşmazlıkta Türk Parası kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın uygulanmasının mümkün olmadığı. davacı borçlular tarafından takip konusu borcun ödendiğine yönelik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169/a maddesi anlamında bir belgenin sunulmadığı, talep edilen işlemiş faiz miktarı ve oranının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, yine davacıların ihtiyati haciz kararına yönelik istinaf başvurularının aynı gerekçeler ile reddedildiği, 13.09.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’da yabancı para ile kararlaştırılamayacak hususların tahdidi sayıldığı, taraflar arasında tahdidi olarak sayılan sözleşme türlerinden hiçbirisinin akdedilmediği, dolayısı ile somut olayda Tebliğ'in uygulanmasının mümkün olmadığı, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş ise de, senet metninde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt görünmediği, bu konuda ayrı bir sözleşmede bulunmadığı, teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, ispat yükü üzerinde olan davacının bu konuda yazılı bir delil sunmadığı, 20.09.2019 tarihli Protokol'de senetlerin ecrimisil davasından feragat karşılığı verildiği, senetlerin eksiksiz ödenmesi karşılığında ...'un geçmişe dönük ve bundan sora ileriye dönük olarak intifa hakkına karşılık bir bedel talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı,...16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/266 E. sayılı ecrimisil davasının 01.10.2019 tarihinde feragatle sonuçlandığı, ... ile ... arasında düzenlenen muacceliyet sözleşmesi ile senetlerden herhangi birisi vadesinde ödenmediği takdirde diğer senetlerin hiçbir hükme hacet kalmaksızın muacceliyet kesbedeceğinin kararlaştırıldığı anlaşıldığından davalının muaccel hale gelen senetlere dayanarak icra takibi başlatabileceği, davacı taraf, kira geliri elde edemediklerini, çalışamadıklarını, lüks gayrimenkulü kıymetinin altında sattıklarını, döviz kurunun yükseldiğini iddia ederek uyarlama talebinde bulunmuş ise de sözleşmenin tarafların özgür iradeleri ile bağıtlanmasından sonra sözleşme şartlarının tek taraflı ve davacı aleyhine değiştiği ve bu değişikliğin çekilmez hal aldığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca söz konusu senetlerin düzenleme tarihinin 20.09.20 19... yılında döviz kurlarında aşırı artış meydana geldiği dikkate alındığında döviz kurlarındaki aşırı artış ve oynaklıkların öngörülebilir olduğu, protokol kapsamında verilen bonolarda kabul edilen alacak miktarının tanzim tarihindeki kur ile örtüştüğü uyarlama şartlarının oluşmadığı, davacı ...... tarafından açılan dava ile ilgili olarak 16.03.2022 tarihli karar ile verilen davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kesinleştiğinden davaya davacı ... yönünden devam edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kabul ve red sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olunmadığıın tespiti ile takibin iptali, talep olunan alacağın takip konusu senet miktarı kadar olmadığının tespiti ile fazla ödenen kısmın istirdatı, kabul edilmediği takdirde taraflar arasındaki Protokol'ün uyarlanması taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamBölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi2023/2168 E.2025/800 K.Esastan ret
- ilk derece10. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/856 E.2023/218 K.Davanın reddi
- menfi tespit davasi
- bono
- doviz yasagi
- sozlesmenin uyarlanmasi
- teminat senedi
- muacceliyet kaydi
- 32 sayili karar