TTK 790, 792: Ciro Silsilesi Sahte Olan ve Çalınan Çekin Kötüniyetle İktisabı Durumunda Menfi Tespit
Rıza dışı elden çıktığı ve ciro zincirinin sahte olduğu sabit olan çeki, aralarındaki muvazaalı ticari ilişkiye dayanarak kötüniyetle iktisap eden cirantanın meşru hamil sıfatı bulunmadığından, keşidecinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmelidir.
Dava, rıza dışı elden çıkan (çalınan) çek nedeniyle keşideci şirket tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, çekin lehtarın kasasından çalındığını, ciro silsilesindeki kaşe ve imzaların sahte olduğunu ve çeki elinde bulunduran davalı cirantanın muvazaalı işlemlerle kötüniyetli hamil olduğunu tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin bu hukuki değerlendirmelerini usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6215 E. , 2025/4277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1611 Esas, 2024/649 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/669 E., 2022/503 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Halkbank’a ait, keşidecisi müvekkili şirket, lehtarı ve son yetkili hamili davalılardan ... ... San. ve Tic. AŞ. (...) olan 450.000,00 TL bedelli çekin ...’in fabrikasındaki kasadan çalındığını, ...’in çalınan çeklere ilişkin olarak çek ziyaı nedeniyle iptal davası açtığını, anılan dava neticesinde aralarında keşidecisi müvekkili şirket olan çekin de yer aldığı çalınan çeklerin iptal edildiğini, müvekkilinin lehtar ve yetkili son hamil şirketin mağdur olmaması, tekstil üretimine devam ederek siparişleri yetiştirebilmesi için ve ticari işleyişte herhangi bir aksamaya mahal vermemek adına dava konusu çek bedelini, çek lehdarı ...’e ödediğini, anılan çekin 31.05.2019 tarihinde davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, bankanın ödemeden men yasağı ve savcılık müzekkeresini dikkate alarak herhangi bir ödeme yapmadığını, ancak çeki ibraz eden davalı ...’ya iade ettiğini, davalı ...’nun çek ziyaı davasından ve çekin çalıntı olduğundan haberdar olduğu halde iptal davasını gören hukuk mahkemesine başvurarak çeki teslim etmediğini, davalı ... tarafından bankaya ibraz edilen çek üzerinde ... yetkilileri tarafından çek üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ...’in kaşesi olarak basılan kaşenin şirkete ait olmadığının, ...’e atfen atılan imzanın şirket yöneticilerinin elinden çıkmadığının, ciro silsilesinde arada görünen isim ve unvanların gerçek olmadıklarının anlaşıldığını, davalı ...’nun kötüniyetli hareket ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 646. maddesine göre hile veya ağır kusuru bulunmadıkça borçlunun vade geldiğinde, senedin niteliğine göre alacaklı olduğu anlaşılan kişiye ödemede bulunmakla borcundan kurtulacağını, kanundaki açık düzenleme doğrultusunda müvekkilinin iyiniyetle yetkili son hamil ve lehtara ödeme yapmakla borcundan kurtulduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalı ... aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin müvekkili şirket ile davalılardan ... Tekstil- ... arasındaki faturalı ticari ilişki neticesinde müvekkili şirkete verildiğini, müvekkilinin çeki faturalı ve resmi alacağı karşılığında iktisap ettiğini, iyiniyetli meşru hamil sıfatını taşıdığını, davacının imzaya itiraz davasında davacı kaşesi üzerinde oluşturulmuş keşideci imzasının şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun belirlendiğini, çekin arka yüzünden görüleceği üzere davalılardan ...’in çeki ciroladığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hırsızlıktan haberdar olunur olunmaz şikayet yoluna başvurduklarını, ceza yargılamasının devam ettiğini, tutuklu sanığın hırsızlık olayını savcılık dosyasındaki diğer şüpheliler ile birlikte gerçekleştirdiklerini ikrar ettiğini, incelemeler ve teknik takiple şüphelilerin birlikte hareket ederek hırsızlık olayını gerçekleştirdiklerinin belirlendiğini, çek ziyaı nedeniyle iptal davası açtıklarını, dava konusu çek de dahil iptal kararı verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, çek fotokopisi üzerinde yapmış olduğu inceleme neticesinde; müvekkili şirketin kaşesi olarak basılan kaşenin müvekkili şirkete ait olmadığının, müvekkili şirkete atfen atılan imzanın, müvekkili şirket yöneticilerinin elinden çıkmadığının görüldüğünü, ciro silsilesinde arada görünen isim ve unvanların, en basit tebligatın dahi yapılamadığı gerçek dışı firmalar olduğunu, diğer davalıların çeklere uygun işlem yapabilecek ticari kapasitelerinin bulunmadığını, mezkûr çekin, müvekkili şirketin kasasından çalınması akabinde ...'e ait olmayan kaşe ve imza sonrasında diğer davalılara cirolandığını, davalı ...’nun, gerek ilan yoluyla gerekse ibraz aşamasında banka tarafından kendisine bildirilen ödemeden men kararını ıttılayla, davaya konu çek hakkında açılan iptal davası neticesinde iptal kararı verildiğini ve mezkûr çeklerin iptal davasını görmekte olan mahkemeye ibraz edilmesi gerektiğini öğrendiği halde çeki ibraz etmediğini beyan ederek davacının, müvekkiline ödemesinin gözetilip borcunun sona ermiş olduğunun tespitini, davanın kabulünü istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...’in cevabı, soruşturma evrakı, çekin iptaline dair karar ve defter incelemelerinden dava konusu çekin lehtarda iken çalındığına ilişkin soruşturma yapıldığı, çekin iptali davasından sonra çek bedelinin davacı keşideci tarafından lehtara ödendiği hususlarının anlaşıldığı, taraflara ait defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde davalılardan ...’in mükellefiyet tesis ettirmediği dönemde davalı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ...’e fatura kesilmesi, buna karşılık ... tarafından kesilen faturaların üzerinde yani mal alınmadan çekle ödeme yapıldığının tespiti nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun değerlendirildiği, diğer cirantalara ulaşılamaması nedeniyle karşısında bu şirketlerin gerçekte faaliyet göstermedikleri yönünde değerlendirme yapıldığı, davalılar ... ile ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... hakkında benzer çok sayıda dava açıldığının ve ceza mahkemesi ile savcılıkta devam eden soruşturma ve davaları olduğunun tespiti karşısında ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin gerçekte alacaklı olmadığını bildiği halde kötüniyetli olarak elde ettiği çeki takibe konu ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 450.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 90.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...’ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd.Şti. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içine getirtilen başka mahkemelere ait ihtiyati haciz kararları incelendiğinde; davalı ...’nun aralarında bu davanın davalılarından bir kısmının da bir arada oldukları değişik çeklerle ilgili ihtiyati haciz taleplerinde bulunduğu, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/295 E. 2019/594 K. sayılı ilamı ile dava dışı bir kişinin yine rıza dışı elden çıktığını iddia ettiği çeklerle ilgili ... hakkında icra takibine itiraz davası açtığı, dosyaya getirtilen Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2019/1119 Talimat sayılı haciz tutanakları ile davalı ...’nun evinde başka şirketlere ait çeklerin ve kaşelerin bulunduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporu ile davalılardan ...’in vergi mükellefiyet tesis ettirmediği dönemde davalı ...’nun yetkilisi olduğu davalı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ...’e fatura kesildiği, buna karşılık ... tarafından kesilen faturaların üzerinde, yani mal alınmadan çekle ödeme yapıldığının tespiti nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna dair görüş bildirildiği, haklarında dava açılan ve dava konusu çekte yer alan diğer cirantalara ulaşılamaması nedeniyle gerçekte faaliyet göstermedikleri kanaatinin oluştuğu, davalılar ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ve ...’nun davaya konu çeki kötüniyetle ele geçirdikleri, davalı ... vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; davalı vekili cevap dilekçesinde davacıdan bir alacaklarının bulunmadığını ve davayı kabul ettiklerini beyan ettiği, dava konusu çek davalının elinden rızası dışında, çalınmak suretiyle çıktığından davanın açılmasına kusuruyla sebebiyet vermediği, yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul ettiği, anılan davalıya yargılama gideri yüklenemeyeceği gerekçesiyle davalılar ... ve ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu çek nedeniyle davacının, davalılara borçlu olmadığının tespitine, 90.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalı ...’ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çalındığı iddia edilen çekle ilgili keşideci tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılar ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi2022/1611 E.2024/649 K.Davalılar ... ve ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne
- ilk dereceBakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi2020/669 E.2022/503 K.Davanın kabulü ile dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline
- menfi tespit davası
- çalınan çek
- sahte ciro
- muvazaa
- kötüniyetli hamil
- çek iptali
- meşru hamillik