TTK 790, 818: Adi Ortaklık Lehtarlı Çeklerde Ciro Silsilesi Kopukluğu ve Keşidecinin Def'i Hakkı
Adi ortaklık lehtar olan çeklerde ciro zincirinin tüm ortaklar tarafından imzalanması zorunlu olup, ciro silsilesinde kopukluk bulunması halinde keşideci, imzasını inkar etmese dahi bu durumu hamile karşı senet metninden anlaşılan bir def'i olarak ileri sürebilir.
Davacı keşideci, ciro silsilesi bozuk olan ve çalınma nedeniyle iptal davasına konu edilen çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, lehtar adi ortaklığın tüm ortaklarınca ciro edilmemesi sebebiyle ciro zincirinin kopuk olduğunu saptayarak davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise kişisel def'ilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, ciro silsilesindeki kopukluğun senet metninden anlaşılan mutlak bir olgu olduğunu ve keşideci tarafından ileri sürülebileceğini belirterek BAM kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/4346 E. , 2025/2852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1274 Esas, 2024/867 Karar HÜKÜM : Davanın reddi (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/317 E., 2023/477 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı dosyası ile müvekkilleri ...Malzemeleri A.Ş. (...) ve ... İnşaat Mühendislik Mimarlık Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin (... İnşaat) aleyhine ... .../Çarşı -İzmir Şubesine ait 30.01.2023 tarihli, 004011 sayılı ve 750.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehdarı ... ... İş Ortaklığı olan, ... İnşaat’ın ciranta olduğu çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki ciro silsilesinin bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, icra takibine dayanak yapılan çekin de dahil olduğu 3 adet çek hakkında icra takibi açılmadan önce İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/41 E. sayılı çek iptal davasında verilen 17.01.2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğunu, bahsedilen çek iptali davasında ayrıca 17.01.2023 tarihli ilan ile Türkiye Ticaret Sicil ...İşleri Müdürlüğüne çekleri elinde bulunduranların anılan çekleri Mahkemeye ibraz etmesine ilişkin ilanların yapılmasına karar verildiğini, mahkemeye konu edilen icra takibindeki çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunmasına, banka kayıtları ve şerhi uyarınca çek bedelinin karşılığının olmasına fakat ödeme yasağı kararı çerçevesinde hesaba bloke konarak ödenmemesine rağmen, davalı tarafından çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibine başlanmasının usul, yasa ve mahkemece verilen ödeme yasağı kararına aykırı olduğunu, çek ile ilgili karşılıksız ibaresi bulunmadığını, bankanın şerhinden de görüldüğü üzere hesap bakiyesinin çek bedeli kadar yani 750.000,00 TL olduğu hususunun da çekte bulunduğunu, müvekkillerinin takipte alacaklı gözüken davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, kesinlikle davalıyı tanımadıklarını, bu şahsa herhangi bir borçlarının da bulunmadığını, müvekkillerinden ... İnşaatın çekleri, son hamil olan İntema İnşaat ve Tesisat Malzemeleri Yatırım ve Pazarlama A.Ş.'ye (İntema) teslim etmiş olup ciranta olarak gözükmeyen ancak en son hamil olan ve çekler nezdindeyken çalınan İntema’dan sonraki ... ... Giyim Tekstil Nakiye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (...) ve ... Mühendislik İnşaat Danışmanlık ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Şti.'yi (...) tanımadıklarını, müvekkillerinin ... ve ... ile de herhangi bir ticari ilişkisi ve borçları bulunmadığını ileri sürerek Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı icra takip dosyası ve icra takip dayanağı ... .../Çarşı İzmir Şubesine ait 30.01.2023 tarihli, 0004011 sayılı 750.000,00 TL bedelli çek nedeniyle müvekkillerinin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş; Mahkemece ... İnşaat’ın ciranta, ...’ın ise keşideci sıfatıyla eldeki davayı açtıklarının anlaşılması üzerine ilk olarak aynı Mahkemenin 2023/96 E. sayılı dosyasında açılan davadan keşideci ... yönünden tefrik kararı verilmekle davaya eldeki esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek incelendiğinde fiziken bir birini takip eden cirolar olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer cirantalar arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından ciro silsilesinin kopukluğu nedeniyle müvekkilinin keşideciye müracaat hakkının engellenemeyeceğini, davacı ... İnşaat tarafından çek dava dışı İntema şirketine devir teslim ve ciro edildiğine göre artık ciro silsilesinin kopukluğundan bahsedilemeyeceğini, davacılar ile dava dışı İntema arasında hukuki ve ticari bir ilişki bulunması nedeniyle çeklerin bu şirkete verildiğini, o halde davacıların eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, çeki tedavüle çıkaran ortağın çeki adi ortaklık adına tedavüle çıkardığının kabulü gerektiğini savunarak davanın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle %20 oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin lehtarının ..., ... İnşaat ve ... şirketlerinin oluşturduğu iş ortaklığı olup, ilk cironun bu adi ortaklık adına değil, sadece ... İnşaat adına yapıldığı, çek metninden de ciro zincirinin ilk cirodan itibaren kopuk olduğu, çeke dayalı hakkın davalı son hamil ...'ya geçmediği ve davalının ciro zincirindeki kopukluktan önceki sorumlulara ve bu arada keşideciye müracaat edemeyeceği, davacı keşidecinin dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu ve sorumlu olmadığı ve menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacı fer’i nitelikteki icra takibinin iptali talebinde de bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin yetkisizlik nedeniyle kapatılması ve icra dosyasının süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenilmediğinin belirlenmesi nedeniyle bu talebin reddinin gerektiği, yine davacı kötüniyet tazminatı talebinde de bulunmuş ise de; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72/5 hükmüne göre davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız olması yeterli olmayıp kötüniyetli olarak da yapılması gerektiği ve davacı tarafından davalının bu takibi kötüniyetli olarak yaptığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/1170 E. sayılı (yetkisizlikle kapatılmasına karar verilen) icra takibine dayanak teşkil eden, ....Çarşı Şubesine ait keşidecisi ...Malzemeleri A.Ş., lehtarı ... ... İş Ortaklığı olan, İzmir 30.01.2023 keşide tarihli, 0004011 çek nolu ve 750.000,00 TL bedelli çekten dolayı, davacı ...Ş.'nin davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, davacının fer'i nitelikteki Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı takibinin iptali ile yine fer'i nitelikteki kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çekte yer alan ilk ciro imzasını atan ... İnşaat’ın ... ... İş Ortaklığı'nı temsile yetkili olmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmediği, buna göre dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin bozuk olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 818. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde yer alan; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi gereğince dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacının lehtarın imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunmasının mümkün olmadığı, mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının keşidecisi olduğu çek ve bu çeke dayalı icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava davacının keşidecisi olduğu çekten dolayı ciro silsilesinin bozuk olduğu iddiasına dayalı olarak borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ilk cirodan itibaren ciro zincirinin kopuk olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusu kabul edilerek yazılı şekilde yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle dava reddedilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un cironun hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu çek hamiline karşı ileri sürmesi mümkündür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 637. maddesinde adi ortaklıkta kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortağın, bu kişiye karşı bizzat kendisinin alacaklı ve borçlu olacağı, ortaklardan birinin ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması halinde diğer ortakların ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi var sayılsa da temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin, bütün ortakların oybirliğiyle verilmiş olması ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olmasının şart olduğu düzenlenmiştir. Kural olarak, adi ortaklığın hak ehliyeti bulunmadığı için adi ortaklığın temsili ifadesinden, ortakların toplu olarak, temsil edilmesi anlaşılmalıdır. Zira adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, üçüncü kişilerle ortaklık arasındaki hukuki işlemleri ortaklık adına yapacak, ortaklığı dış dünyada temsil edecek bir temsil organı da yoktur. Bu sebeple adi ortaklığı, üçüncü kişilerle yapılacak hukuki işlemlerde ortaklar birlikte temsil edecektir. Davaya konu çek incelediğinde; davacının keşidecisi olduğu çekin lehtarının keşidecinin de ortaklarından olduğu "..." olduğu ve ilk cironun sadece adi ortaklardan ... İnşaat tarafından yapıldığı, akabinde çekin dava dışı İntema adına ... T. A. Ş. tarafından tahsil amacıyla ciro edildikten sonra sırasıyla ... ve ... şirketleri ile davalı ... tarafından cirolanarak muhatap bankaya davalı tarafından ibraz edildiği, bu aşamada muhatap Bankaca çek bedeli karşılığı bulunmasına rağmen ciro silsilesinde yer almayan İntema'nın açtığı çek iptal davası nedeniyle konulan tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşılmakla; lehtar adi ortaklığın tüm ortakları tarafından ciro edilmeyen çekteki ciro silsilesinin bu aşamadan itibaren kopuk olduğu görülmüştür. Şu halde, hak sahipliğini birbirine bağlı muntazam ciro silsilesi ile ispat edemeyen davalıya karşı keşidecinin, çek üzerindeki imzasını inkar etmese ve açıkça adi ortaklığı temsili hususunda ... İnşaatın yetkili olmadığını ileri sürmese dahi, senet metninden anlaşılan bu hususu ileri sürebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamKonya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2023/1274 E.2024/867 K.Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine
- ilk dereceKonya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/317 E.2023/477 K.Davanın kabulü ile çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fer'i nitelikteki takibin iptali ile kötüniyet tazminatı talebinin reddine
- m. 790· Yargıtay: Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin yetkili hamil sayılabilmesi için hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılması gerektiği, ciro zincirindeki kopukluğun keşideci tarafından hamile karşı ileri sürülebileceği belirtilerek uygulandı.
- m. 687· BAM: Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle uygulandı.
- m. 818· BAM: Çekler hakkında uygulanması gereken poliçe hükümleri kapsamında 687. maddeye yapılan yollama maddesi olarak zikredildi.
- menfi tespit
- ciro silsilesi
- adi ortaklık
- yetkili hamil
- çek iptali
- temsil yetkisi