Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 868, 869, 18: Kıymetli Mal Taşıma Sözleşmesinde Gönderenin Talimatıyla Liste Dışı Kişiye Teslimat ve Taşıyıcının Sorumluluğu
Esas2024/5156E.Karar2025/3811K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
Kıymetli mal taşıma sözleşmesinde emtianın, sözleşmede belirlenen yetkili isim listesi dışındaki kişilere bizzat gönderenin emir ve talimatı doğrultusunda teslim edilmesi halinde, meydana gelen zarardan taşıyıcı sorumlu tutulamaz.
Özet
Davacı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca taşınan altınların yetkisiz bir üçüncü kişiye teslim edilerek çalınması nedeniyle tazminat talep etmiştir. Mahkemeler, teslimatın davacının basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı şekilde verdiği kendi emir ve talimatları doğrultusunda gerçekleştiğini ve davalının kusuru olmadığını saptayarak davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını uygun bularak onamıştır.
Karar Metni7.885 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/5156 E. , 2025/3811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2274 Esas, 2024/836 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/706 E., 2021/573 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki Kıymetli Mal Taşıma ve Kasalama sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin satın aldığı altınların Giresun Tirebolu'ya sevkini davalının yaptığını, 04.11.2019 tarihinde İstanbul'dan müvekkili şirket adına taşınan 5 kilo ham altının, davalı şirket tarafından 250.000,00 USD bedelle sigortalanıp kargo edilerek davalı şirket elemanları tarafından havayoluyla Trabzon'a getirildiğini, ancak söz konusu 5 kilo altının sözleşme gereği yazılı olarak davalı şirkete bildirilen ve kıymetli malları teslim almaya yetkili şahıslara değil sabıkalı ve aranan ... isimli şahsa teslim edildiğini, söz konusu altınlar ile şahsın kaçtığını, müvekkilinin davalı şirkete iadeli taahhütlü posta ve noter kanalıyla bildirimde bulunduğunu, ancak bugüne kadar ödeme yapılmadığını, mezkur sözleşmeler kapsamında davalının, müvekkilinin altınlarını bildirim tarihinden itibaren 14 gün içinde ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 5 kilo altının teslim tarihindeki değeri olan 1.400.000,00 TL'nin teslim tarihi olan 04.11.2019 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığını, emir ve talimat ile ... 'a yapılan teslimden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, olaya konu altınların İstanbul'dan davalı yanca 02.11.2019 tarihinde uçak ile Trabzon'a gönderildiği, malın Trabzon'da çalışanlarına ulaştığında ne şekilde hareket edileceğinin sorulduğu ... adlı şahsın Tirebolu dolmuş durağında altınların kime teslim edileceğini bildireceğini, buna göre ilk dolmuşa verilmesinin söylendiğini, ilk kalkan dolmuşun ... olduğu ve ona teslim edildiğini, teslimin şahsın imzası ile teyit edildiğini, 04.11.2019 tarihinde 09.30 dolmuşuna verilen kargonun alıcısına götürülmediği bu şahsın ortadan kaybolduğunu, 27.11.2019 tarihinde yakalandığı ve suçunu kabul ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 868. maddesi gereği emir ve talimata uyan davalının sorumlu tutulamayacağını, davalının yük teslim almaya yetkili kıldığı tüm isim listesinin dolmuş şoförlerinden oluştuğu, davalının davacı için yaptığı taşımalardan 16 seferinde ... , 14 seferinin ise farklı dolmuş şoförlerine teslimle taşımanın tamamlandığını, davacı temsilcisinin ifadelerinde kargonun ... 'a teslimine onay verdiğini beyan ettiği, davalının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında 2019 tarihli kıymetli mal taşıma ve kasalama sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davacının altın emtiası taşıma işlemini davalı şirkete yaptırdığı, davacının uçak ile Trabzona gelen emtiayı Tirebolu adesine taşıtmak için Trabzon'da yardımcı eleman bulundurduğu veya üçüncü kişi dolmuş şöförlerinden yardım alarak emtiaların Tirebolu'daki adrese tesliminin sağlandığı, dosyada delil olarak bulunan taşıma irsaliyelerinin yapılan incelemesinde varış yeri Trabzon olan kargoların 16 seferinde kargo tesliminin davacı çalışanı ... 'ya yapıldığı, diğer taşımaların ise Trabzon-Tirebolu arasında dolmuş şöförlüğü yapan kişiler tarafından sağlandığı, bu teslimlerin davacıdan gelen emir ve talimatlar ile gerçekleştirildiği, Görele Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/39 sayılı dosyasının yapılan incelemesinde davacı şirket sahibinin beyanından kargonun ... plaka sayılı dolmuşun şöförü ... 'a tesliminin bilgisi dahilinde yapıldığının anlaşıldığı, davacıyı temsilen yetkili kişiye teslim etme veya etmeme olgusunun tamamen davacının kendi davranışı ile ve TTK'nın 868 ile 869. maddeleri hükümlerine göre gerçekleştiği, davalıya verilen kargo teslim almaya yetkili kişiler isim listesinde davadışı ... bulunmamakla beraber kargo teslimlerinin davacının emir ve talimatı ile davacının bilgisi dahilinde olduğu, gerçekleşen rizikodan dolayı davalıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından altınları teslim alacak kişilere ilişkin davalıya isim listesi verilmiş ise de, davacının talimatı ile tarafların bu listeye uygun olarak teslimat yapmadıkları, hatta bu listede belirtilen kişilere çok az teslimat yapıldığı, davacı tarafın talimatı ile altınların teslim edileceği günlerde çalışan şoförün ismi ve araç plakası sorulmak ve davalı çalışanlarına bilgi verilmek suretiyle teslimatın yapıldığı, imza ve isim karşılığı teslim edildiği, davacı çalışanı ve damatları ... 'nın da zaman zaman altınları kendisinin teslim aldığı, bu kişinin altınların teslim edileceği kişiler konusunda talimat vermeye yetkili olduğunun anlaşıldığı, bizzat davacının talimatı ile dava konusu emtianın liste dışındaki kişilere teslim edildiği, kuyumculuk yapan davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olarak altın emtiasını dolmuş şoförleri ve dolmuş ile taşıttığı gibi, tanıdığı ve güvenilir bir kişiye teslim edilmesi halinde dahi söz konusu olayın vuku bulması muhtemel olmasına rağmen, ismini ve araç plakasını o gün öğrenerek tanımadığı, güvenilir olup olmadığı belirli olmayan bir kişiye teslimini sağladığı, dava konusu emtianın çalınmasının bizzat davacının talimatı ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranışı sonrasında meydana geldiği ve davacının kusurlu olduğu, meydana gelen olayda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu durumda davacının davalının kusurlu olmaması ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkide fiilen davacının talimatı ile liste dışındaki kişilere emtianın teslim edilmesi karşısında listedeki kişilere teslimat yapılmadığı gerekçesi ile davalının kusurlu olduğunun ileri sürülmesinin dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; taraflar arasında akdedilen kıymetli mal taşıma ve kasalama sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2021/2274 E.2024/836 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/706 E.2021/573 K.Davanın reddi
TTK Atıfları (3)
- m. 868· İlk Derece: Kargo teslim etme veya etmeme olgusunun davacının kendi davranışı ve emir talimatları ile TTK 868 uyarınca gerçekleştiği ve davalıya kusur yüklenemeyeceği gerekçesinde dayanılmıştır.
- m. 869· İlk Derece: Davacının teslimat süreçlerindeki yetkilendirme dışı eylemlerinin TTK 869 maddesi hükümleri kapsamında değerlendirildiği belirtilmiştir.
- m. 18/ (2)· BAM: Davacının altın emtiasını güvenilirliği belirsiz dolmuş şoförlerine teslim ettirmesi, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı bulunmuştur.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı HMKHMK m. 353/1-b(1)HMK m. 370/1HMK m. 372
Etiketler
- kıymetli mal taşıma
- taşıma sözleşmesi
- gönderenin talimatı
- basiretli tacir
- tazminat davası
- kusur tespiti
Bağlı TTK Maddeleri