TTK 50, 52: Tescilli Ticaret Unvanının Terkinine Kadar Kullanımı, Unvana Tecavüz ve Manevi Tazminat Sorumluluğu
Ticaret siciline tescilli bir unvanın sicilden terkin edilene kadarki kullanımı haksız rekabet teşkil etmez; ancak öncelikli unvan ile iltibas oluşturacak şekilde tescili ve kullanımı unvana tecavüz niteliğinde olup manevi tazminat sorumluluğu doğurur.
Davacı şirket, eski ortağının benzer bir unvanla yakın mesafede aynı faaliyet alanında şirket kurarak unvana tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek unvanın sicilden silinmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince unvanın terkini ile iltibas nedeniyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise tescilli unvanın terkin anına kadar kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle bu talebi reddetmiş ancak unvana tecavüz sebebiyle davacı lehine manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay, usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/3187 E. , 2026/158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/465 Esas, 2025/295 Karar HÜKÜM :Yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1151 E., 2021/157 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2011 yılında kurulduğunu, iştigal konusunun çeşitli marka ve modeldeki araçların ilgili kurumlardan aldığı belgelerle dizayn ederek okul servisi, personel servisi ve hatlı minibüs haline getirerek satmak olduğunu, müvekkilinin ... Oto Dizayn markasıyla piyasada bilindiğini, 12.05.2015 tarihinde şirket ortaklarından Kenan İlten'in şirkette bulunan hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını ve ortaklıktan ayrıldıktan sonra aynı gün davalı şirketi kurduğunu ve 13.05.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, "... Oto Dizayn" tabelasıyla ve logosuyla müvekkiline 20 metre mesafede bulunan binada aynı faaliyet konusunda çalışmaya başladığını, davalının, müvekkilinin mal ve hizmet aldığı kişilerle çalışmaya başladığını; davalının "..." internet sitesinde hakkımızda bölümünde ''Firmamız 2011 yılından itibaren sadece oto dizayn işi ile iştigal etmektedir, 2015 yılında almış olduğumuz karar ile daha kurumsal, alt yapısı, parkuru ve ekipmanları daha güçlü, vizyonumuzu ve yapmış olduğumuz kaliteli işçiliği daha ön plan çıkaracak olan yeni yerimize geçmiş bulunmaktayız'' ifadesini kullandığını, yani 2015 yılında kurulmuş şirketin 2011 yılından beri faaliyette bulunan müvekkilinin devamı gibi göstermeye çalışıldığını, davalının bu şekilde gerçeğe aykırı beyanlarla haksız rekabet yarattığını, yine davalının şirketten ayrılırken "..." sitesine olan üyeliğini hukuka aykırı olarak kendi üzerinden yeni şirkete aktardığını, bir yıllık olan şirketin beş yıllık üyeymiş gibi reklam yaptığını, bu nedenle müvekkilinin "..." sitesine yeniden üye olmak zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin ticaret unvanına davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ile "..." sözcüğünün davalının ticaret kaydından ve kullandığı tüm yerlerden silinmesine; davalı tarafından yapılan haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davalının haksız rekabeti nedeniyle uğradığı zararın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, ticaret unvanına yapılan tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin ticari itibarı zedelendiğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 52... . maddeleri gereğince 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ortağı-temsilcisi Kenan İlter'in davacı şirketin eski ortağı olduğunu, ortaklık ilişkisi bittikten sonra davacı şirket sahibinin başka şirket kurduğunu ve davacıyı atıl duruma getirdiğini, yeni şirketin 03.07.2015 tarihinde ... Araç Dizayn ve İnş. San. Tic. A.Ş. unvanıyla kurulduğunu, davacı ile müvekkilinin aynı işi yapmadığını, davacı iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticaret unvanının davalınınkinden daha önce tescil edildiği, TTK'nın 50. maddesi uyarınca mutlak hak sahibi davacının TTK'nın 52/1 hükmündeki davalının unvanının ticaret sicilinden silinmesi şartlarının gerçekleştiği, davacının ticaret unvanına davalı tarafından tecavüzde bulunulduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicilinden silinmesinin gerektiği, davalı adına tescilli ... Oto Dizayn (arka fontta sıradağlar) şeklindeki marka hakkında açılmış markanın hükümsüzlüğü davasının bulunmadığı, davalının markayı bu haliyle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiği ve tescil hali hazırda geçerli olduğundan, "..." ibaresinin davalının marka olarak kullanıldığı tüm yerlerden silinmesi talebinin reddinin gerektiği, her iki firmanın da temel faaliyet alanının aynı olduğu, davacının müşterilerinin davalıya geçtiğini gösteren somut bir delil bulunmadığı, aynı şekilde davacının manevi olarak zararını da ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti ile davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicilinden silinmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanıldığı tüm yerlerden (tabela, internet sitesi, el ilanları) silinmesi talebinin reddine; davalı ... Oto Dizayn San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin unvanındaki "..." kelimesinin davacı şirkete ait unvanla iltibas oluşturduğunun ve bu iltibas olgusunun davacı şirket yönünden haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve bu haksız rekabetin önlenmesine, davacının maddi ve manevi tazminat talebi ispatlanamadığından reddine, kararın ilanına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ticaret siciline tescil tarihinin 28.04.2011, davalının tescil tarihinin ise 13.05.2015 olduğu, tarafların ticaret sicildeki meslek gruplarının kara taşıtları, yedek parçaları ve ekipmanları, minibüs, midibüs, otobüs, troleybüs, metrobüs, vb. yolcu nakil araçlarının imalatı şeklinde aynı olduğu, davalının ticaret unvanının üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına engel olacak nitelikte olmayıp, bu unvanın kullanılmasının ticari dürüstlüğe aykırı olacağından Mahkemece davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesinin isabetli olduğu, ayrıca davacının, davalının marka hakkına dayalı bir talebi bulunmadığından, davalının tescilli markasını kullanma hakkını engelleyecek mahiyette, sicilden silinmesine karar verilen unvanın kullandığı yerlerden silinmesi talebinin kabul edilmemesinin yerinde olduğu, davacı aynı zamanda davalının müvekkilinin unvanını kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmiş ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davalının haksız rekabete yol açtığı ileri sürülen unvanı tescilli olup tescilli unvanın sicilden terkin edilmesi anına kadar kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilemeyeceğinden, bu dönem için unvana tecavüz ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceği, Mahkeme tarafından yanılgılı değerlendirmeyle, davalının unvanındaki "..." ibaresinin davacıya ait unvanla iltibas oluşturduğundan davacı yönünden haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve bu haksız rekabetin önlenmesine karar verildiği, Mahkemece, davalının haksız rekabet teşkil eden başkaca bir eylemine gerekçede değinilmediği, bu husus davacı tarafından da istinaf edilmediğinden, davalının başkaca bir eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği hususunun kesinleştiği, buna göre, davalının bu talebine yönelik istinaf istemi yerinde görülerek davacının haksız rekabete yönelik iddiası sübut bulmadığından bu kapsamdaki taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının müşterilerinin davalıdan hizmet aldığı ve davalının faaliyeti sebebiyle davacının zarara uğradığının tespit edilemediği, bu nedenle TTK'nın 52. maddesi kapsamında maddi tazminat isteminin yerinde bulunmadığı, davalının dürüstlüğe aykırılık teşkil eden davacının unvanına tecavüz eylemi sabit bulunduğundan, manevi tazminat şartlarının mevcut olduğu, buna göre tarafların aynı alanda ve yakın adreslerde faaliyet gösterdiği gözetildiğinde 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti ile davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin Ticaret Sicilinden terkinine, söz konusu ibarenin davalı tarafından her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanıldığı tüm yerlerden (tabela, internet sitesi, el ilanları) silinmesi talebinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine, haksız rekabetin tesbiti ve meni talebinin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının ticari unvanındaki "..." ibaresinin davacının unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu ibarenin davalının ticaret unvanından ve kullandığı yerlerden silinmesi, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2022/465 E.2025/295 K.Yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü
- ilk dereceİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2016/1151 E.2021/157 K.Davanın kısmen kabulü
- m. 50· İlk derece: Davacının ticaret unvanı üzerindeki mutlak hak sahipliğinin saptanmasında esas alınmıştır.
- m. 52/ (1)· İlk derece: Davalının sonraki tarihli unvanının ticaret sicilinden silinmesi koşullarının tespiti amacıyla uygulanmıştır.
- m. 52· BAM: Davacının maddi tazminat isteminin bu madde kapsamında ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine esas teşkil etmiştir.
- ticaret unvanı
- unvana tecavüz
- haksız rekabet
- iltibas
- manevi tazminat
- ticaret sicili