TTK 543, 636, 643: Limited Şirketin Haklı Nedenle Feshi ve Tasfiye Kararı Kesinleşmeden Tasfiye Payının Talep Edilemeyeceği
Limited şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi davasında, tasfiye kararı kesinleşip tasfiye aşamasına geçilmeden tasfiye payının talep edilmesi erken açılan dava niteliğinde olup, hukuki yarar eksikliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmelidir.
Davacılar, limited şirket ortağı ve müdürü olan davalının haksız para aktarımı ile şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek tazminat, şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiye paylarının ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, şirketin gayri faal olması ve ortaklar arası uyuşmazlık nedeniyle TTK 636/3 uyarınca şirketin feshine ve tasfiyesine karar vermiş, tazminat istemini ise reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, tasfiye süreci tamamlanmadan tasfiye payı istenemeyeceğini vurgulayarak bu talebi dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş, fesih ve tazminatın reddi hükümlerini ise uygun bularak kararı yeniden tesis etmiş ve Yargıtay bu hükmü onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5333 E. , 2025/3463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/672 Esas, 2024/812 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/202 E., 2023/751 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in, diğer davalı şirketin ortağı olduğunu, davacıların da şirketin ortağı olup, davacı ... ve davalı ...'in müşterek şirket yetkilisi bulunduklarını, davalı ...'in şirketin hesabından muhtelif tarihlerde kendi hesabına yaklaşık 65.000,00 TL para aktarımının tespit edildiğini, gayri faal durumdaki şirketin, ticaret sicil müdürlüğü nezdindeki üyeliğinin askıda bulunduğunu ileri sürerek davalı şahsın şirket hesabından kendi şahsi hesabına haksız surette aktardığı paranın yasal faizi ile şirket hesabına iadesine, davalı şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine, tasfiye paylarının davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacıların aksine davalının sermaye yükümlülüğünü yerine getirdiğini, şirket hesabına ilk paranın müvekkili tarafından yatırıldığını, internet şifresi alındığını, tüm bu işlemlerin müşterek imza ile yapıldığını, alınan internet şifresinin davacı ... tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkilinin de şirketin tasfiyesini istediğini, ancak diğer ortaklar yükümlülüklerini yerine getirmediği için toplantı ve işlem yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin ekonomik faaliyetlerini gerçekleştiremediği, ortaklar arasındaki iletişimin tamamen koptuğunun ve ortaklık ilişkisinin fiilen sona erdiğinin anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporları ile davalı şirket ortağı ...'in eylemleri ile şirkete zarar verdiğinin tespit edilemediği, davacıların zarar eylemini ve zarar miktarını ispatlayamadığı, davacıların tazminat ve sair taleplerinin sabit olmadığı, şirketin feshi değerlendirmelerinde dikkate alınan en önemli menfaat unsuru olan işleyen çarkların bozulmaması, şirket faaliyetlerinin sona erdirilmemesi hususunun somut olayda gayri faal durumda bulunan davalı şirket bakımından zaten söz konusu olmaması sebebiyle şirketin feshinin sebep olacağı ekonomik bir yıkımın da bulunmadığı, ortaklar arasında süregelen anlaşmazlıklar sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/3 hükmü uyarınca şirketin feshi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların tazminat ve sair taleplerinin reddine, davacıların fesih ve tasfiye taleplerinin kabulü ile davalı şirketin TTK'nın 636/3 hükmü gereğince fesih ve tasfiyesine, davalı şirketin tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuru ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin uzun yıllar ciddi ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, ortaklar arasında süregelen anlaşmazlıklar sebebiyle ... ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle mahkemece TTK'nın 636/3 hükmü uyarınca şirketin feshi şartlarının oluştuğuna karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, TTK'nın 536. maddesine göre mahkemece takdir edilen tasfiye ücretinin ise şirkete ait bir borç olduğu, tasfiye sürecinde değerlendirilip, sonuca bağlanarak şirket mal varlığından tasfiye süreci içerisinde tahsilinin gerektiği, bu nedenle gerekçeli kararın yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasında tasfiye memuru ücreti ve tasfiye işlemleri avansının davalı şirketten tahsil edileceği belirtilmeksizin birden fazla davalı bulunduğu halde tereddüte yol açacak şekilde "davalıdan tahsiline" karar verilmesinin isabetli olmadığı, diğer yandan TTK'nın 643. maddesi atfıyla uygulanan aynı Kanun'un 543. maddesine göre, henüz tasfiye kararı kesinleşip, tasfiye aşamasına geçilmeden, tasfiyeyle birlikte belirlenip istenebilecek olan tasfiye payının bu aşamada istenemeyeceği bu talep yönünden açılan davanın, erken açılan dava niteliğinde olduğu, mahkemece sair talep olarak adlandırılan tasfiye payına yönelik talebin davacıların hukuki yarari bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken talep hakkında esastan ret kararı verilmiş olmasının hatalı olduğu, TTK'nın 644. maddesinin atfıyla limited şirketlerde de uygulanan TTK'nın 553. maddesinde gösterilen yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin davada, zarar doğurucu işlem ya da eylemin yöneticinin kusurundan kaynaklandığını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının, davalı müdürün kusurlu eylemleri ile zararın doğurduğunu ispat etmekle, davalının ise gereken özeni gösterdiğini ispat etmekle yükümlü bulunduğu, somut olayda davalı müdür hakkında İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/86 E. ve 2019/99 K. sayılı dosyasından verilen beraat kararının istinaf incelemesi sonucu uzlaşma yoluna gidilmediği için kaldırıldığı, yeniden yapılan yargılama sonunda tarafların uzlaşmaya başvurmaları ile dava dosyasının kapatıldığı, ticari kayıtlarda yapılan inceleme ile davalı ...'in kusuru ile davalı şirkete zarar verdiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davacılar ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacıların tazminat talebinin reddine, tasfiye payına yönelik talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacıların fesih ve tasfiye taleplerinin kabulü ile davalı şirketin TTK'nın 636/3 hükmü gereğince fesih ve tasfiyesine, davalı şirketin tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna ücretinin karar kesinleştiğinde davalı şirket tarafından karşılanmasına karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi ile yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2024/672 E.2024/812 K.Davacılar ve davalı ortak vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle tazminat talebinin reddine, tasfiye payı talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, şirketin fesih ve tasfiyesine
- ilk dereceİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/202 E.2023/751 K.Davanın kısmen kabulü ile tazminat ve sair taleplerin reddine, davalı şirketin TTK 636/3 uyarınca fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına
- m. 536· BAM: Mahkemece takdir edilen tasfiye memuru ücretinin şirkete ait bir borç olduğu ve şirket mal varlığından tasfiye süreci içerisinde tahsil edilmesi gerektiği tespiti.
- m. 543· BAM: TTK 643 maddesi atfıyla limited şirketlerde de uygulanan hüküm uyarınca, tasfiye kararı kesinleşip tasfiye aşamasına geçilmeden tasfiye payının talep edilemeyeceği, bu talebin erken açılan dava niteliğinde olduğu gerekçesi.
- m. 553· BAM: TTK 644 maddesi atfıyla limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasında, yöneticinin kusurlu eylemleri ile zarar doğurduğunu ispat yükünün davacıda olduğu tespiti.
- m. 636/ (3)· İlk Derece/BAM: Ortaklar arasında süregelen anlaşmazlıklar ve şirketin uzun yıllardır gayri faal olması sebebiyle limited şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiye şartlarının oluştuğu gerekçesi.
- m. 643· BAM: Limited şirketlerde tasfiye payının dağıtılması ve talep edilmesi usulünde anonim şirket hükümlerine (TTK m. 543) yapılan yollama.
- m. 644· BAM: Limited şirket müdürlerinin/yöneticilerinin sorumluluk hallerinde anonim şirket hükümlerine (TTK m. 553) yapılan yollama.
- limited şirket
- haklı nedenle fesih
- tasfiye payı
- yönetici sorumluluğu
- erken açılan dava
- dava şartı
- ticari işletme